Milli Savunma Bakanlığı, sınır karakollarında asker veya birlik sayısında herhangi bir azaltmanın planlanmadığını net bir şekilde ifade etti. Bakanlık tarafından gerçekleştirilen haftalık basın toplantısında, sınır güvenliğine yönelik önemli açıklamalarda bulunulurken, özellikle sınır hattındaki denetimlerin 7 gün 24 saat esasına göre sürdürüldüğü vurgulandı. Bu kapsamda, hudut karakolları ve üs bölgelerinde birlik ya da personel azaltması gibi bir durumun söz konusu olmadığı bildirildi. Güvenlik güçlerinin, sınırları koruma ve olası tehditlere karşı hızlı ve etkin müdahale kapasitesinin devam ettiği dile getirildi.
Ancak, sınır güvenliğiyle ilgili önemli bir gelişme de, terörle mücadeleye yönelik yeni yasa ve düzenlemelerin hızla yürürlüğe konulması oldu. Milli Savunma Bakanlığı, parlamentoda kabul edilen ve uygulamaya konulan çerçeve yasa kapsamında, özellikle sekizinci maddesinin devreye alınmaya başlandığını açıkladı. Bu madde, terör örgütü üyelerinin ellerinde bulunan veya beyan ettikleri silah, mühimmat ve diğer malzemelerin kayda alınmasını ve izlenebilmesini hedefliyor. Bu adım, terörle mücadelede yeni bir dönemi temsil ederken, güvenlik güçlerinin operasyonel yetkinliğini artırmayı amaçlıyor.
Öte yandan, terörle mücadelede önemli bir gelişme de, geçen hafta Türk Silahlı Kuvvetleri’ne teslim olan üç PKK’lı teröristin olması oldu. Bakanlık, bu kişilerin güvenlik güçlerine teslim edildiğini ve mevzilerini terk eden ya da saklanan teröristlere karşı operasyonların devam ettiğini bildirdi. Bu açıklamalar, Türkiye’nin terörle mücadelesi konusunda kararlı ve kesintisiz bir çizgi izlediğinin altını çiziyor. Ayrıca, sınır güvenliği ve terörle mücadelede kurumsal dayanıklılığı artırmak adına, yeni yasa ve uygulamaların tüm kurumların uyum içinde çalışmasıyla hayata geçirildiği vurgulandı.
Türkiye’nin bölgesinde güçlendirmeye devam ettiği savunma iş birliklerinin son örneği ise Mekke Ortak Savunma Anlaşması oldu. Bakanlık, bu anlaşmanın Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalandığını ve savunma alanındaki ortaklık ve güvenliği derinleştirmeyi amaçladığını açıkladı. Anlaşma, askeri iş birliğinin kademeli olarak geliştirilmesini, ortak tatbikatlar ve stratejik planlamalar yapılmasını öngörüyor. Ayrıca, savunma sanayii alanında ortak ürün geliştirme ve üretim olanakları da bu anlaşma kapsamında planlanıyor. Bakanlık, bu anlaşmanın NATO’ya alternatif olmadığını, bölgesel güvenliği artırmak ve uluslararası güvenlik mimarisine katkı sağlamak amacıyla adımlar atıldığını belirtti.
